Blog
Sivrisinek Hakkında Her Şey
Sivrisinekler İnsanları Nasıl Bulur?
Son yıllarda dünyamızda ekolojik dengelerin bozulmasıyla beraber artan sivrisinek popülasyonları nedeniyle hastanelere başvuranların sayısı oldukça arttı. Uzmanlar yaz mevsiminin yağışlı geçmesinin sivrisinek artışına neden olduğunu, dere yatağına ya da durgun sulara yakın yerlerde yaşayanların bu durumdan daha çok etkilendiğini belirtiyor.
Sivrisinekler Vücuda Ne Bırakır?
Kabarcık, kızarıklık, kaşıntı ve alerjik reaksiyonlara sebep olabilen sivrisinek ısırıkları bazen o kadar çok vücutta yayılabiliyor ki yaraların üstünde bakteri enfeksiyonları gelişebiliyor. Özellikle küçük çocuklarda daha ciddi boyutlarda enfeksiyonlar ve alerjik reaksiyonlar gözlemlenebiliyor. Doktorlar bu sivrisinek cinslerinin daha öncekilerden daha farklı olduğunu, mevcut ilaçlara karşı da direnç geliştirdiklerini dile getiriyor.
Sivrisinek Sokarsa Ne Olur?
Sivrisineklerin sebep olduğu bazı hastalıklar olan Chikungunya, Dang Humması, Sarı humma, Sıtma, Batı nil virüsü, Japon ensefaliti, Şark çıbanı, Nehir Körlüğü ve Zika virüsü birçok insanda aynı belirtileri gösteriyor. Bu belirtiler arasında baş ağrısı, kas ağrısı, eklemlerde ödem veya döküntü, ateş bulunmaktadır. Kanser, diyabet, astım, alerjik, hipertansiyon ve böbrek hastalıkları gibi bazı sağlık sorunları bulunan insanlar, ciddi hastalık tablosu açısından daha büyük risk altındadırlar.
Sivrisinek Isırığı Kaç Günde Geçer?
Bu durum sivrisineklerin cinsine ve taşıdıkları hastalığa göre değişiklik gösterebilir. Bazen günlerce bazen de aylara etkileri devam edebilir.
Sivrisineklerden İnsanlara Bulaşan Hastalıklar
Sıtma (Malaria): Plasmodium parazitinin beş farklı türünün (P.falciparum, P.vivax, P.ovale, P.malariae, P.knowlesi) neden olduğu bir hastalıktır. P. falciparum ve P. vivax en büyük tehdidi oluşturmaktadır. Fakat tüm türler ciddi hastalığa ve ölüme neden olabilir.
Hastalık insanlara, parazitle enfekte olmuş dişi anofel sivrisineğinin ısırığıyla bulaşmaktadır. Anofel cinsi sivrisinekler daha çok güneşin batışından doğuşuna kadar olan zaman diliminde ısırırlar. Bazen bulaşma kan transfüzyonu, organ nakli, iğne (şırınga) paylaşımı veya anneden fetüse şeklinde gerçekleşmektedir.
Sıtma; kuluçka süresi ortalama 7 gün olan akut ateşli bir hastalıktır.
Dang Humması (Dengue Fever): Dang ateşi tüm dünyada tropikal ve subtropikal bölgelerde endemik olarak görülen, şiddetli grip benzeri semptomlara neden olan viral bir hastalıktır. Kırılmış gibi kemik ağrılarına neden olduğu için ’kırık kemik humması’ olarak da bilinir.
Aedes cinsi sivrisinekler tarafından taşınır ve bulaştırılır. Bu sivrisinek göreceli olarak temiz su kaynaklarını tercih ettiğinden evlerde su basmaları, kanalizasyon boruları gibi yerler bu türün yerleşimi için ideal olabilmekte, bu nedenle salgınlarda kentsel yayılım da gözlenebilmektedir. Bu sivrisinekler genellikle kovalar, hayvan kapları, çiçek saksıları ve vazolar gibi durgun su tutan kaplara yumurta bırakırlar. Bu sivrisinekler gece ve gündüz ısırırlar. Sivrisinekler virüs bulaşmış bir kişiyi ısırdıklarında enfekte olurlar.
Enfekte sivrisineğin ısırmasıyla dang virüsü deriden girer, kana karışır ve ateşin yükselmesinden 24 saat sonra hastaların kanında bol miktarda bulunur. Dang ile enfekte olan her dört kişiden biri hastalanır. Semptomlar hafif veya şiddetli olabilir. Şiddetli dang humması birkaç saat içinde hayatı tehdit edebilir ve genellikle hastaneye yatmayı gerektirir.
Klinik muayene ve kan tetkikleriyle tanı konur. Virüs hastalığın 5. gününe kadar kandan izole edilebilir. Dang humması semptomları birkaç saat içinde şiddetlenebilir. Dang ile hastalanan yaklaşık 20 kişiden 1’inde şiddetli dang gelişir. Daha önce bir dang enfeksiyonu geçirenlerde, bebeklerde ve hamile kadınlarda şiddetli dang humması gelişme riski daha fazladır. Şiddetli dang humması acil bir tıbbi durumdur. Şiddetli dang, şok, iç kanama ve hatta ölüme neden olabilecek daha ciddi bir hastalık türüdür.
Sarı Humma (Yellow Fever): Sarıhumma virüsü Aedes veya Haemagogus türü sivrisineklerin insanları ısırması sonucu akut, viral kanamalı bir hastalıktır. Bu sivrisinekler özellikle gündüzleri ısırmaktadır. Sarıhumma insanları ve maymunları enfekte etmektedir. Sivrisinekler virüsü enfekte insan veya hayvan kanı emerek elde eder ve daha sonra virüsü diğer insan veya hayvanlara bulaştırabilir. Yoğun kitlelerin yaşadığı yerlerde enfeksiyonun oluşması, büyük sarıhumma salgınlarına sebebiyet verebilir.
Sarıhumma virüsü ile enfekte olan kişilerin birçoğu hiçbir belirti vermeyebilir veya hafif belirtiler gösterebilir. Belirti oluşanlar için kuluçka süresi 3-6 gündür.
Hastalığın ilk belirtileri ani ateş, titreme, şiddetli baş ağrısı, sırt ağrısı, genel vücut ağrıları, bulantı, kusma, yorgunluk ve halsizliktir.
Chikungunya (Chikungunya): Chikungunya virüsünün neden olduğu, akut ateşli bir hastalıktır. Kelime anlamı yerel Tanzanya dilinde ‘iki büklüm yapan ‘ demektir. Chikungunya virüsü çoğunlukla Aedes aegypti ve Aedes albopictus sivrisinekleri tarafından insanlara bulaştırılır. Bu sivrisinekler gündüz ve gece ısırırlar. Aynı tür sivrisinekler Dang Hummasını da bulaştırmaktadırlar. Chikungunya virüsü bulaşmış çoğu insanda bazı semptomlar gelişir.Semptomlar genellikle enfekte bir sivrisinek tarafından ısırıldıktan 3-7 gün sonra başlar. En sık görülen semptomlar ateş ve eklem ağrısıdır. Diğer semptomlar arasında baş ağrısı, kas ağrısı, eklemlerde ödem veya döküntü sayılabilir. Bazı insanlarda eklem ağrısı aylarca sürebilir.
Hastanın kliniği ve kan testleriyle tanı konur. Tedavide kullanılan herhangi bir antiviral ilaç mevcut değildir ve aşısı da yoktur.
Batı Nil Virüsü (West Nil Fever): İnsanların çoğu Batı Nil Virüsü (BNV) ile enfekte sivrisineğin ısırması ile hastalanırlar. Sivrisinekler virüsü kanıyla beslendikleri kuşlardan alarak insanlara ve diğer hayvanlara bulaştırırlar. Bulaş en çok Haziran- Eylül döneminde gerçekleşir.
Kuluçka süresi 2-14 gün, sıklıkla 2-6 gündür. Bu süre bazı tıbbi nedenlerle bağışıklık sistemleri etkilenmiş kişilerde daha uzun olabilir. Virüsü almış yaklaşık her 5 kişiden 1’inde ateşle beraber ishal, kusma, eklem ağrıları, baş ağrısı, vücut ağrıları veya döküntü gibi diğer belirtiler gelişebilir. Çoğu kişi bu tip Batı Nil Ateşi hastalığından tamamen kurtulur ancak yorgunluk ve halsizlik haftalar veya aylarca devam edebilir. Virüs bulaşmış kişilerin %1’inden azında ensefalit (beyin iltihabı) veya menenjit (beyin ve omurilik zarı iltihabı) gibi ciddi bir nörolojik hastalık gelişir. Nörolojik hastalık belirtileri; baş ağrısı, yüksek ateş, ense sertliği, oryantasyon bozukluğu, koma, titremeler, nöbetler veya felçtir.
Kanser, diyabet, hipertansiyon ve böbrek hastalıkları gibi bazı sağlık sorunları bulunan insanlar, ciddi hastalık tablosu açısından daha büyük risk altındadırlar.
Zika Virüsü (Zika Fever): Zika virüsün sebep olduğu enfekte sivrisineklerin sokmasıyla insanlara bulaşan bir enfeksiyon hastalığıdır. Hastalık etkeni virüs Flaviviridae ailesinin Flavivirus cinsinde yer alır. Zika virüsün insanlara başlıca bulaş yolu etkeni taşıyan Aedes türü sivrisinekler aracılığıyladır. Hastalığa vektörlük eden Aedes aegyptive, Aedes albopictus, durağan sularda, çiçek saksıları, atılan araç-lastiklerindeki su birikintilerinde ürerler. Sıklıkla sabah erken saatlerde ve öğleden sonra olmak üzere daha çok gündüz beslenirler. Aedes cinsi sivrisinekler daha çok tropikal ve subtropikal bölgelerde bulunurlar. Ülkemizin bazı bölgelerinde bu sivrisinek türlerinin bulunduğu bilinmektedir.
Hastalığın kuluçka süresi 3-14 gün arasındadır. Hastalığı geçirenlerin yaklaşık %80’inde herhangi bir belirti görülmemektedir. En sık görülen belirtiler; ateş, döküntü, eklem ağrısı, konjuktivit, kas ve eklem ağrısıdır. Şikâyetler genellikle 2-7 gün sürer. Hastalıkta nadiren hastaneye yatırılma ihtiyacı olur. Ölüm çok nadir görülür.
Hastalığın önlenmesine yönelik bir aşı bulunmamaktadır. Hastalıktan korunmada temel yaklaşım sivrisinek sokmalarından korunmaktır.
Japon Ensefaliti (Japanese Encephalitis): Japon Ensefaliti (JE) virüsünün neden olduğu, sivrisinek ısırıklarıyla yayılan, beyin hasarı ve ölümle sonuçlanabilen akut beyin iltihabıdır.
Virüs, Culex türü sivrisineklerden bulaşır. Bu virüs; domuzları, çeşitli yabani kuşları ve insanları enfekte eder. Sivrisinekler virüsü domuzlardan ve yabani kuşlardan aldıktan sonra hastalık yayıcı özellik kazanır.
Enfeksiyonların çoğu belirtisiz veya hafif belirtilerle seyreder. Virüs ile enfekte kişilerin %1’inde klinik hastalık gelişir. Kuluçka süresi 5-15 gündür. Belirti veren vakalarda hastalığın şiddeti değişiklik gösterir. Hafif enfeksiyondan, ateş, baş ağrısı, kusma veya aseptik menenjite kadar değişen tablolar oluşabilir. Enfekte kişilerin küçük bir yüzdesinde ani başlangıçlı baş ağrısı, yüksek ateş, oryantasyon bozukluğu, koma, titreme ve kasılma gibi belirtiler ile beyin iltihabı (ensefalit) gelişir. İyileşme gerçekleştikten sonra nörolojik hasar kalabilir. Ağır klinik vakaların % 25’inde sonuç ölümcüldür.
Tanı için kan ve Beyin Omurilik Sıvısı tetkikleri yapılır. Hastalığın spesifik tedavisi yoktur. Ağır vakalar hastaneye yatırılarak destek tedavisi (solunum desteği, sıvı desteği) uygulanır.
Şark Çıbanı (Leishmaniasis) : Leishmaniasis, protozoa grubunda yer alan farklı türlerde Leishmania parazitinin sebep olduğu bir hastalıktır.
Enfekte dişi kum sineklerinin (phlebotomin sandfly) ısırığı ile bulaşan paraziter bir hastalıktır. Vektör olan kum sinekleri, bu parazitleri enfekte olmuş insan ve hayvanları ısırarak alırlar. Bulaşma riskinin en yüksek olduğu vakit, kum sineklerinin genellikle en fazla aktif oldukları akşam- şafak vakti arasıdır.
Leishmaniasis üç farklı formda görülür:
Kutanöz leishmaniasis: En sık görülen formdur. Sineğin ısırmasından birkaç hafta ile ay içerisinde deride görülen yara ile karakterizedir.
Viseral leishmaniasis: Sinek ısırığından sonra aylar içerisinde hastalık gelişir (bazen bu süre bir yıla kadar uzayabilir). Genellikle dalak, karaciğer ve kemik iliği gibi çeşitli iç organları etkiler ve hastalığın en ciddi formudur. Hastalarda genellikle yüksek ateş, ciddi kilo kaybı, dalak ve karaciğer büyümesi ve anemi, lökopeni ve trombositopeni gibi düşük kan sayımı görülür. Eğer tedavi edilmezse hastalık kemik iliğini, lenf düğümlerini ve diğer iç organları etkileyebilir ve iki yıl içinde % 100 gibi yüksek bir ölüm oranına sahiptir.
Mukozal leishmaniasis: En az sıklıkta görülen formdur. Kutanöz leishmaniasis’e neden olan parazitlerin bazı türleri bu forma neden olmaktadır. Belli türdeki parazitler deriden yayılarak burun, ağız ve boğaz mukozalarında yara oluşumuna neden olurlar. Bu mukozalarda parsiyel veya total yıkıma neden olabilir
Nehir Körlüğü (Onkoserkiyaz): Onkoserkiyaz ya da bilinen diğer adlarıyla nehir körlüğü veya Robles hastalığı, bir asalak solucan olan Onchocerca volvulus enfeksiyonunun sebep olduğu bir hastalıktır. Hastalığın belirtileri arasında şiddetli kaşınma, deri altında şişlikler ve körlük sayılabilir. Trahom hastalığının ardından körlüğün en yaygın ikinci sebebidir.
Asalak solucan, Simulium tipi bir siyah sineğin ısırmasıyla bulaşır. Enfeksiyonun oluşması için genellikle çok sayıda ısırık gereklidir. Solucanlar insanın içine girdikten sonra larvalar meydana getirir ve bunlar deriden dışarı çıkar. Burada, o kişiyi ısıran bir sonraki siyah sineği enfekte edebilirler. Hastalığın aşısı yoktur. Korunma, sineklerin ısırmasından sakınmakla mümkündür.
KORUNMA: Bütün bu hastalıklardan korunmak için doğa ile iç içe olan yaşam alanlarımızda daha çok risk olduğundan evlerimize, işyerlerimize sivrisineklerin girmesini önlemek gerekiyor. Yaşam alanlarının estetiğini korumak, insan sağlığına zarar vermeyen uzun vadeli kalıcı çözümler ancak sineklik sistemleri ile mümkündür. Avrupa ve Amerika ülkelerine ihraç ettiğimiz 1.ci sınıf Kaliteli, sertifikalı sinekliklerimizi tercih etmenizi öneririz.